Vergi Usul Kanunu Değişikliği Neler Getiriyor?

14.10.2021 Perşembe günü TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve ilk yazımızda genel hatlarıyla değindiğimiz, ikinci yazımızda ise Kanun’un küçük esnaf ve sosyal medya içerik üreticilerinin kazançları, dördüncü dönem geçici vergilendirme dönemi ve vergiye uyumlu mükellefler başlıklarını detaylandırdığımız yazılarımızın ardından bu yazımızda maliyet bedeli, amortismanın süre bakımından uygulanma usulleri, afetler sebebiyle zarara uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler konularının detaylarını paylaşacağız.  

Konuyla ilgili diğer yazılarımız için:

https://www.rasyotek.com.tr/blog/vergi-usul-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-neler-sunuyor/

https://www.rasyotek.com.tr/blog/vergi-usul-kanunu-degisiklgine-dair-kanunun-detaylari/

Bir Kısım İktisadi Kıymetin Değerlemesinde “Maliyet Bedeli” 

213 sayılı Kanun’un üçüncü kitabında bir kısım iktisadi kıymetin (gayrimenkul, demirbaş, emtia vb.) değerlemesinde değerleme ölçüsü olarak “maliyet bedeli” dikkate alınmaktadır. Kanun’un 262. maddesinde yapılan “maliyet bedeli” tanımının yanı sıra, farklı maddelerde farklı sınırlamaların yapılmasından ötürü ortaya çıkan belirsizliği gidermek için Kanun’un 262. Maddesine fıkralar eklenmiş ve böylece, “maliyet bedeli”nin nelerden oluştuğunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmıştır. 

Amortismanın Süre Bakımından Uygulanmasına Yönelik Usuller 

213 sayılı Kanun’un 320. Maddesinde yapılan değişiklikle amortismanın süre bakımından uygulanmasına yönelik usullere yenilere eklenmektedir. Bu kapsamdaki düzenlemeler neticesinde; 

  • Maddenin ikinci fıkrası kapsamında olanlar hariç işletme aktifine yeni kaydedilecek amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girme tarihinden itibaren günlük esasa göre amortisman ayrılması bir seçimlik imkân olarak mükelleflere tanınmaktadır. 
  • Mükelleflere; Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömür süresinin iki katını ve elli yılı aşmamak, her yıl için aynı nispet uygulanması şartıyla, daha uzun faydalı ömürler dikkate alınarak amortisman sürelerini uzatabilme hususunda serbesti tanınmaktadır. 
  • Yıl veya gün esasına göre amortisman ayırabilme serbestisi tanınan iktisadi kıymetler bakımından, söz konusu yöntemlerden biri ile amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra, hesaplama şekli değiştirilmeyecektir. 
  • İlgili maddenin usul ve esasları hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.  

Afetler Sebebiyle Tamamen veya Kısmen Zarara Uğrayan Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler 

Kanun’un 329. Maddesinde gerçekleştirilen değişiklikle 328. maddedeki değişikliklerin de dikkate alınması ile tereddütlü durumların giderilmesi sağlanmıştır. 

Yangın, sel, deprem, su basması gibi afetler sebebiyle tamamen veya kısmen zarara uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı ile zarara uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer önemdeki bir iktisadi kıymetin iktisabı işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu konuda işletme idarecileri tarafından karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş ise tazminat fazlasının bilanço esasına göre defter tutan mükellef tarafından tazminatın alındığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabileceği hüküm altına alınarak tazminat fazlasının geçici hesapta tutulacağı süre konusundaki tereddüt mükellef lehine giderilmiştir. 

Önceki
Sonraki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir