Rasyomed ile Sağlıklı Sohbetler – 8

“Rasyomed ile Sağlıklı Sohbetler”in bu ayki konuğu Klinik Psikolog Şafak Ağaca Kemal. Kendisi ile psikolog olmaya nasıl karar verdiğini, pandeminin ve evden çalışmanın yetişkin psikolojisine etkilerini, çocukların psikolojilerini daha iyi hale getirmek için yetişkinlere düşen görevleri ve daha fazlasını konuştuk.  

Merhaba bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

Merhabalar, Etna Psikoloji’nin kurucusu ve klinik psikoloğum. Etna Psikoloji internet sitemde özgeçmişimi ayrıntılı olarak paylaşıyorum. Pek çok eğitime katıldım ve birçok kurumla çalışmalarım oldu. On yılı aşkın meslek hayatımda yüzlerce danışanım oldu. Aynı zamanda evliyim ve anneyim.  

Psikolog olmaya nasıl karar verdiniz, klinik psikolojide uzmanlaşma tercihinizin sebepleri nelerdir? 

Psikolog olmaya sekiz yaşında karar verdim. Okulda matematikte zorlanıyordum, sözel dersleri seviyordum. Okumayı seviyordum, çok okurdum. Arkadaşlarım çoğu zaman hayatlarını anlatırdı. O zaman Eskişehir’de az sayıda psikolog vardı. Ben de az bulunan bir mesleği icra etmeyi istiyordum. 

Biliyoruz ki sizin hem çocuk psikolojisinde hem yetişkin psikolojisinde uzmanlığınız var. Biz bugün özellikle yetişkinlerin pandemi döneminde psikolojilerini etkileyen unsurları merak ediyoruz. Bize bunlardan bahseder misiniz? 

Evet travma her insanı olumsuz etkiler. Pandemi aramızdan bazılarını etkilemedi diyemeyiz, herkesin yaşamına az ya da çok ama bir şekilde dokundu. Bazılarımız en yakınını kaybetti, bazılarımız sadece sokağa çıkma kısıtlamalarından etkilendi ama hepimizi az ya da çok etkiledi. Dolayısıyla yaşananlar olumsuz olarak hayatımızı değiştirdi.  

Öte yandan, baş etme mekanizmaları oldukça gelişmiş, sorunlara ve durumlara hızlı adapte olabilen kişiler başlarına dünyanın en ağır olayı gelse de hızla toparlanabiliyor. Farkındaysanız, asla etkilenmiyorlar demiyorum ama biliyoruz ki baş etme kabiliyeti güçlü olan kişiler, travmatik olaylar yaşadıklarında daha hızlı toparlanabiliyor. 

 Son 1.5 yılın çocuklar için de zor bir dönem olduğunu düşünüyoruz. Yetişkinler kendileriyle beraber çocuklarına faydalı olmak için neler yapabilirler? 

Buna her zaman şunu söylerim, uçak düşerken “İlk önce çocuğuma maskeyi takayım sonra kendim takarım.” demeyiz. Çocuğumuza fayda sağlayabilmek için önce maskeyi kendimize sonrasında çocuğumuza takarız. Bu koşullar altında da böyle davranmalıyız. Depresyonda, çok kaygılı, bulaşma obsesyonu artmış bir anne, baba ya da çocuğun bakımıyla ilgilenen her kimse çocuğa iyi bir şekilde bakamayacaktır. Zor anlarında şefkatli olabilmek ve sevebilmek için gerekli şeylerden bahsediyorum. İşte bu yüzden çocukların sorumluluğuna sahip bireyler kendilerine daha da dikkat etmelidir. Hatta deriz ki çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük hediye kendinize alacağınız terapidir, destektir. 

Evden çalışmanın yetişkin psikolojisine ne gibi etkileri vardır? Olumsuz etkileri nasıl giderebiliriz? 

Biraz önce de dediğim gibi baş etme becerileri yüksek olanlar yeni durumlara hızla uyum sağlayabiliyor. Birçok insan var olan duruma alıştı. Günlük rutinlerini oluşturunca oldukça rahat şekilde durumların üstesinden geliyorlar. İş saatinden önce kalkıp yemeğini hazırlayanlar ya da gece yatmadan bir sonraki günün ev ihtiyaçlarını karşılayanların sayısının hiç de azımsanmayacak seviyede olduğunu biliyorum. Zaten metropolde çoğu kimse patalojik yalnızlık hissinden muzdaripken bu yalnızlık hissi daha da arttı. Özellikle evde tak yaşayanların süreci daha zorlu geçirdiği biliniyor. Yani arada çatışma yaşasanız da ebeveynlerinizle, eşinizle ya da çocuklarınızla bir ilişki içerisinde olduğunuz için bu ruh sağlığınızı koruyor. Kendinize ve ilişkinize yatırım yapmanız bu dönem için ayrıca önemli bir hal alıyor. 

Pandemi öncesi ile pandemi dönemini karşılaştırırsanız neler paylaşmak istersiniz? 

Eski normale dönmek diye bir arzusu oldu insanların. Ne var ki hiçbir zaman eskiye dönemiyoruz. İleride oluşacak yeni normaller var artık önümüzde. Pandemiden sonra eski hayatımıza da dönemeyeceğiz. Pandemi, evde uzun süreli izalosyon günleri, insanlara sarılamamak, eskisi gibi tokalaşamamak, gittiğimiz ortamlarda oturamamak hepsi bir değişim… Bu değişim, bizi eski halimizden farklı birine dönüştürüyor. Zamanla insan değişir, bu da doğanın kanunudur zaten. Değişir, dönüşürüz. Her birimize etkileri farklı oldu ama süreçte hepimizde az ya da çok değişim oluşturdu. 

Psikoloji eğitimi almak isteyen genç arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir? 

Çok okumalılar. Bütün edebi eserleri, klasikleri, Freud’un temel kitaplarını okumadan mezun olmamalarını öneririm. Ufuklarını açan kültürlerle tanışmalarını, farklı yerleri görmelerini ama en önemlisi önce kendi terapilerinden geçmelerini tavsiye ederim. Çünkü psikologlar danışanlarını dinlerken kendi içsel sorunlarıyla fazlaca tetiklenirler. Bu da bizim mesleğimizin zor kısmı aslında, daha az tetikte olabilmek için öncelikle kendi sürecimizden geçmemiz şart. 

Önceki
Sonraki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir