Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi

İstihdamın artırılması ve işletmelerin maliyet tasarrufu elde edebilmeleri için büyük öneme sahip teşviklerin muhasebeleştirilme süreci de en az teşvik kriterlerine uyup teşvik kazancı sağlamak kadar büyük öneme sahiptir. Uluslararası standartlara uygun olarak düzenlen Türk Muhasebe Standartları ile muhasebe sistemimiz, teşviklerin muhasebeleştirilmesi anlamında dikkat edilmesi gereken hususlar barındırır. 

Türkiye Muhasebe Standartları 20 No’lu Tebliğ Hakkında 

Devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesi sırasında dikkat edilmesi gereken noktaları barındıran ilgili tebliğ, bu muhasebeleştirilme sürecinde iki yaklaşımı esas alır: 

1. Sermaye Yaklaşımı: Bu yaklaşımda ilgili devlet teşviki doğrudan öz kaynak olarak belirtilir. Türk Muhasebe Standartları (TMS) 20 No’lu Tebliğ içerisinde yer alan 14. Maddede bahsi geçen konu şu şekilde özetlenebilir: Devlet teşviklerinin bir finansman aracı olması dolayısıyla bilanço ile ilişkilendirilmesi uygundur. Burada en önemli amaç teçvikin finanse ettiği harcama kalemini kesin şekilde belirtebilmektir. Bu sebeple teşvik gelir tablosunda gösterilmek yerine bilanço ile ilişkilendirilir. Devlet teşviklerinin geri ödemeye dayalı bir sistemi olmadığı için işletmenin öz kaynağı olarak ifade edilmelidir. Herhangi bir kazanılmış gelir olmamasının yanı sıra herhangi bir maliyet oluşmadan devlet tarafından sunulması gelir tablosunda belirtilmemesinin önemli sebeplerindendir.  

2. Gelir Yaklaşımı: Bahsi geçen bu yaklaşım ise hemen bir sonraki madde olan 15. Maddede yer alır. Bu yaklaşımın dayandığı en önemli noktalar şu şekilde ifade edilebilir: Devlet teşvikleri işletmenin herhangi bir hissedarından kaynaklı olmayan bir dış kaynaktan elde edilir. Bu sebeple öz kaynak olarak gösterilmemelidir. Ne var ki uygun dönemlerde gelir olarak finansal tablolara yansıtılarak muhasebeleştirilmesi gerçekleşmelidir. Bir diğer husus ise devlet teşviklerinin karşılıksız olmadığına dayanır. Her ne kadar karşılıksız veriliyor gibi görünse de teşvikler işletmelerin belli koşul ve kriterleri sağlaması sonucu elde ettikleri kazançlardır ve yanlış ya da eksik bildirimler sebebiyle geri alınabilir hatta yüksek tutarlarda ceza ödemeleri gerçekleştirilebilir. Bu bakımdan teşviklerin gelir olarak kaydedilmesi ve karşılanması gereken uygun giderlerle eşleştirilmesi gerekir. Konuyla ilgili bir başka gerekçe de gelir vergisi başta olmak üzere vergilerin gelir tablosunda gelirden düşülmesidir. Bu bağlamda devlet teşviklerinin de gelir tablosu ile ilişkilendirilmesinin uygun olduğu ifade edilir.  

Türk Muhasebe Standartlarına Göre SGK Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi 

TMS 20 no’lu tebliğ içerisinde işletmelerin yararlandıkları devlet teşviklerinin yukarıda bahsi geçen iki yaklaşımdan birine göre muhasebeleştirilmesi gerekir. Bu yaklaşımlardan hangisinin seçileceği ise işletmenin kendi tercihine bırakılmış, özel olarak bir yaklaşımın seçilmesi gerektiği konusunda görüş bildirilmemiştir. 

Önceki
Sonraki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir